Buradasınız

Ayça Iğdır kullanıcısının resmi
Ayça Iğdır

Öldükten sonra diriltilmek için bin kişi başvurdu

                                                                                

"14 YAŞINDA KANSERE YAKALANAN KIZ, BEDENİNİN DONDURMA YÖNTEMİYLE KORUNMASI MÜCADELESİNİ KAZANDI" haberini görünce hemen açıp okumaya başlıyorum.

Başlıktaki gibi, 14 yaşındaki genç bir kız kansere yakalanıyor, ölmek istemiyor. Öleceğini biliyor ama toprağın altına girmek istemiyor, şu an bir çaresi bulunamayan hastalığının yüzyıllar sonra bir çözümünün bulunacağına inandığından kendini dondurtmak istiyor. Bu bir ihtimal diyor, bu benim isteğim diyor. Babası karşı çıkıyor, annesinin onayıyla son isteğine kavuşuyor. Mahkeme kararı kızın lehine sonuçlanıyor. Yani bunlar ne demek? Onlarca haber ve kaynağı okumaya başlıyorum. 

Bu tekniğe Cryonics deniliyor. Cryonics, Yunanca soğuk anlamında gelen kyros, kökünden geliyor, insan ya da hayvan bedeninin dondurulup, düşük sıcaklıkta korunması, bilinmeyen bir gelecekte çözülmesi demek. Bilinmeyen bir gelecekte derken, tıbbın ilerlemesiyle hastalıkların iyileştirilebildiği bir zamanda diriltileceğinden bahsediyorum. Bu proje 1960'lı yıllarda başlıyor. 1967 yılında psikoloji profesörü James Bedford dondurulan ilk insan olarak tarihe geçiyor. Aslında onunla beraber dondurulan insanlar oluyor fakat bazı hatalardan dolayı 9 beden çözülüyor.

İşlem nasıl yapılıyor? Biraz karışık gibi ama en basit şeklinde anlatmaya çalışacağım. Dondurulacak kişilerin ölmüş olması gerekiyor. Ölülere hemen ulaşılıyor ve kanın pıhtılaşmaması için bir ilaç (heparin) veriliyor. Ceset içi buz dolu bir tanka konuluyor, daha sonra göğüs kafesi açılıyor, damarlardaki kan tamamen boşaltılıyor. Damarlar soğuktan çatlamasın diye gliserinli bir sıvıyla dolduruluyor. Dondurulmuş sayılmak için gereken sıcaklık -196 derece ama tabii ki de vücut bir gün içerisinde o kadar ısı kaybetmiyor. Ceset uyku tulumuna, uyku tulumu ise dışı tahta içi fiberglas bir sandığa konuluyor. Sandığın üstüne buzlar konularak vücut sıcaklığı kademeli olarak düşürülüyor. En son ceset -196 derecede sıvı nitrojen dolu çelik tanka yerleştiriliyor.

İnsan bedeni önlem alınmadan dondurulursa, buz kristalleri hücrelerin çevresini sarıyor. Gerilen hücre zarı yırtılıyor ve hücre parçalanıyor. Sonuç : Bedeniniz mahvoluyor. Yukarıda bahsettiğim 9 cesedin çözülüp çürümesinin sebebiyse enstitüdeki soğutma sisteminin çökmesi. Evet, gerçekten çok korkunç. Cryonics projesi 2000'lerin başında 70’li yıllara göre ilerlemiş sayılıyordu. Şimdiyse 2000'lerin başına göre daha iyi, yani nanoteknolojinin ilerlemesiyle yıllar sonra bu projenin tamamen başarıya ulaşacağı öngörülüyor.

Projenin en önemli umut kaynağı 1992 yılında Dr. Segal sayesinde oluşuyor. Dr. Segal, Beagle cinsi köpeği Miles’ı kanı çekildikten sonra öldürüp, 70 dakikalık bir ölümden sonra tekrar kanı enjekte ederek köpeğini diriltmeyi başarıyor. 3,5 yaşındaki köpeğin hayata geri döndüğünde karakterinde tek bir değişimin olmadığı, tüm huyları ve alışkanlıklarıyla hayatına kaldığı yerden devam ettiği biliniyor. Bu, dondurulan insanların hayata yeniden başladıklarında hafızalarının yerinde olacağını düşündürtüyor. Destekleyici bir başka şey de doğadan geliyor. Kurbağaların kış uykusunda vücutlarında buz kristalleri oluşuyor, kalp atışları, kan dolaşımları, nefes alış verişleri duruyor! 

Cryonics şirketleri şimdilik yalnızca Amerika ve Rusya'da bulunuyor. Bu şirketlerde dondurulmuş insan sayısı 230. Öldükten sonra dondurulmak üzere imza atmış insan sayısı ise 1000’i geçiyor. 33 tane de evcil hayvanın dondurulduğu biliniyor, beyinleri oksijensizlikten zarar görmediği için dirilme konusunda insanlardan daha şanslılar. Tüm vücudu dondurma bedeli 150.000 $’dan başlıyor, sadece kafanızı dondurmanın bedeli ise 80.000$. En büyük cryonics şirketi Amerikada yer alan Alcor Life Extension Foundation. Burada 76 kafa, 36 vücut nitrojen dolu silindirlerin içinde dirilmeyi bekliyor. 

Kafa dondurmak ne demek diye soracak olursak, bilimadamları gelecekte tek hücreden beden yapılabileceğine inanıyor. İlerleyen teknolojiyle size ait olan kafayı, başka bir vücuda yerleştirebilmeyi ya da o kafa için bir vücut oluşturabilmeyi umut ediyor. Sırf kafalar için vücutlar bile klonlanabilirmiş. 

Anlaşma imzaladığınız firma size bir bilezik ya da kolye veriyor. Bu takılarda beklenmedik bir şekilde öldüğünüzde sizi bulanların nereye ulaşması gerektiği yazıyor. Bu arada, siz öldüğünüzde kalan para, şirket tarafından faiziyle beraber gelekcekteki size verilmek üzere muhafaza edilmiş oluyor. 

İnsanlar kendi isimlerini açıklamadığı müddetçe, bu anlaşmayı imzalayanlar bir sır olarak saklanıyor. İsmi bilinenler arasında Çinli bilimkurgu yazarı Du Kong var. 61 yaşında pankreas kanserinden ölen kadın yazar beynini dondurtuyor. Vücudunun deneylere, teknolojiye gitmesinde bir sakınca görmediğini belirtiyor. 2017 yılında ilk kafa nakli operasyonu yapılacağından aslında o kadar da uzak bir gelecek gibi görünmüyor. Bir şeyler ciddi anlamda ilerliyor. Kızı annesi öldükten sonra twittera, "Gelecekte görüşmek üzere annecim!" yazıyor.

En ünlü iki isim yazar Dick Jones ve efsanevi Beyzbol oyuncusu Ted Williams. Dondurulmak üzere kontrat imzaladığı bilinen tek Türk isim ise Çerkez Ethem'in yeğeni Güner Kuban. Güner Kuban, açıklamasında diğer insanlar gibi çok yaşamak gibi bir amacının olmadığını, gelecek dünyayı merak ettiğini söylüyor. İnsan beyninin %100'e varan kapasiteyle kullanılıp kullanılmadığını, diğer güneş sistemlerinin keşfedilip keşfedilmediğini görmek istediğini belirtiyor. Kendisi ruhunun 17 yaşında olduğunu, yazması gereken kitabı yazdıktan sonra, Kolombiya'da ötenazi yaptırıp dondurulacağını söylüyor ve "artık kefenin de bir cebi var," diye ekliyor. Bu insanların tekrar dirilebileceğine dair kimse kesin bir şey bilmiyor ama çoğu insan belirsizliğin ölmekten, tamamen çürüyüp ya da kül olup gitmekten çok daha iyi olduğunu düşünüyor. 

Bütün bunları öğrendikten sonra ise kafamda şu düşünceler dolaşmaya başlıyor: 

Mezun olduğun okul, sahip olduğun diplomaların geçerliliği, iş olarak yaptığın şey, ehliyetin bunların hepsi geçersiz sayılabilir. Kullanmayı bildiğin binek araç artık kullanılmıyor olabilir. 

İnsanlığın her yüz yılda ne kadar değiştiğini birazcık düşünecek olursak, bundan 1 ya da 2 asır sonra, uyandırılacak olan o insanlar kendilerini o dünyanın maskotu gibi hissedebilir. Denek olmalarından hiç bahsetmiyorum bile. Eğer şu an bile hayatımıza 200 yıl öncesine ait bir insan gelseydi zavallının başına neler gelirdi. O zamana kadar gerçekleşmiş tüm gelişmelerden bihaber olan insanımız, uyandırıldığında uyum problemi yaşayabilir. Tuvalet eğitimini bile yeniden alacak olabilirler. 

Çözüm olarak cryonics şirketleri, bedenleri uyandırdıktan sonra onlara bir süre simülatif bir hayat sunabilir. O insanları o topluma hazırlayabilirler ama eğer böyle bir servis sunmazlarsa gerçek bir kaos, gerçek bir toplu bunalım yaşanabilir. Sadece kafasını donduranların, sahip oldukları yeni vücutla problem yaşaması büyük sorun yaratabilir. Geçmişte yaşamış bu insanların gözlerini açınca musmutlu bir geleceğe uyanmayacak olması çok yüksek ihtimal. 

Şu an günümüzde bile ruhsal sıkıntıların, psikolojik problemlerin herhangi bir fiziksel sağlık problemi olmadığı taktirde de yaşandığını göz önünde bulundurursak, sırf sağlıklı oldukları için mutlu olacaklarını düşünemeyiz. Bu insanlar uyandıklarında çevrelerinde tek bir sosyal destek, tanıdık, arkadaş bulamayabilirler. Hepsi bir anda uyandırılırsa o dönemin ötekileştirilmiş, dışlanacak toplumu olabilirler? Sırf bu yüzden bazı kişiler ailece dondurulmanın daha iyi olacağını bu sayede insanın kendini yalnız hissetmeyeceğini düşünüyor.

Cryonics Instute Ceo’su Dennis Kowalski, tek başına kalsa bile dondurulduktan sonra hayata geri döndürülen kişilerin de başka ülkelere göçen mülteciler gibi bir şekilde hayata tutunabileceğini söylüyor. Onlar adına muhafaza edilen paranın hiçbir geçerliliği olmaması gibi, belki o çağda paraya ihiyaç olmayacağını, insanların çalışmasına gerek kalmayacağını söylüyor.

Bütün bu bilgiler ışığında, ben şahsen, gömülmek mi isterim, dondurulmak mı, henüz karar veremedim... Ama geleceğe dair kesin ve güçlü umutları olanlar için cryonics şirketlerinin iletişim bilgilerini sizinle burada paylaşıyorum.

1.) Alcor Life Extension Foundation (Amerika Birleşik Devletleri- Arizona)  

 http://www.alcor.org/Contact/index.html 

2.) American Cryonics Society (Amerika Birleşik Devletleri - California)http://www.cryonicssociety.org/contact.html 

3.) Cryonics Institute (Amerika Birleşik Devletleri- Michigan)  http://www.cryonics.org/contact-us/ 

4.) Trans Time ( Amerika Birleşik Devletleri – California)   http://www.transtime.com/contact.html 

5.) KrioRus (Rusya- Moskova)    http://www.kriorus.com/en/contact-us 

Baştan söyleyeyim, sorumluluk kabul etmem... 150 yıl sonra kapımı çalıp, senin yüzünden donduruldum ve diriltildim de, şimdi de çok mutsuzum da, falan filan demeyin....