Buradasınız

Gündem

Cevat Öneş, "Yalnız kurt değil"

Eski Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş, 39 kişinin hayatını kaybettiği İstanbul Reina'daki terör saldırısına ilişkin olarak "Reina saldırganının içerden yardım aldığı kesin" dedi.

Cevat Öneş, "Yalnız kurt değil"

09 Ocak 2017, 13:51

Hürriyet'ten Cansu Çamlıbel'in sorularını yanlayan Cevat Öneş'in açıklamalarından bazı bölümler şöyle:

Herkes şu soruyu soruyor; bu kadar yoğun güvenlik tedbirlerinin alındığı bir ortamda nasıl oluyor da bir kişi taksiyle Reina’ya geliyor, 6 dakikada 39 kişiyi öldürüp kayıplara karışıyor. Bir güvenlikçi gözüyle bu olayı yorumlar mısınız?

Eylemi yapan şahsın Kırgızistan’dan İstanbul’a gelişi, Konya’ya gidişi, Konya’da bazı ailelerle irtibatı sonra İstanbul’daki irtibatları... Bunlara bakınca bu şahıs yalnız kurt değil. Uyuyan hücre değil ancak diğer irtibatta olduğu şahıslar ve ailelerin uyuyan hücre olduğunu söyleyebiliriz. Hâlâ yakalanamadığına göre demek ki planlı bir işbirliğinin, yardımlaşmanın sonucu ortaya çıkan bir eylem. İstanbul’da bu kadar yoğun güvenlik tedbirleri ve istihbarat çalışmalarına rağmen geniş bir yardımlaşma ağı var ve yardımlaşma ağı içinde kendisinin planlı seçtiği hedefe başarılı bir eylemi var. Profesyonel bir yapıyla karşı karşıyayız. Şimdilik bu şahsın IŞİD militanı olduğuna dair kuvvetli şüpheler var. Zaten IŞİD üstlendi ve verdikleri mesajlar var. Fakat IŞİD dışında bir yabancı servis eylemcisi midir şeklinde siyasi şahısların da beyanları ve şüpheleri var.

Sizde de yabancı servis dahli şüphesi var mı?

Bir IŞİD eylemi olduğu kuvvetle muhtemel. Yalnız IŞİD’in Ortadoğu’da ortaya çıkışına bakınca muhtemel servis bağlantıları olduğu tereddütsüz ortada. Onun için o bağlantıların tespiti üzerinde önemle durulması lazım. Ancak bunu somut bir şekilde tespit etmeden ‘Şu ülke servisi yapmıştır’ demek doğru olmaz.

İÇ POLİTİKADA PRİM YAPAR AMA...

ABD’nin Ortadoğu politikasına karşı bir tepki örgütüyse Amerikan istihbaratı yine de IŞİD’i kullanır mı mesela?

Tabii burada ABD’nin önderliğindeki koalisyon güçlerinin Türkiye’nin Fırat Kalkanı harekâtını desteklememesi meselesi var. Bu konuda Amerikan sözcülerinin açık beyanları da var. Yine Suriye’de ABD’nin PYD/YPG ile ilişkileri var.

PYD/YPG’nin bizim tarafımızdan PKK’nın kendisi olduğunun ifade edilmesi ve bunu bir ulusal tehdit olarak görmemiz var. Hal böyleyken bizim medyamızda ve siyaset platformumuzda Ortadoğu’daki bu bölünme ön plana çıkartılarak ‘Türkiye’yi de bölmek istiyorlar’ şeklindeki bir algı var. Bu, iç politikada ciddi şekilde kullanılıyor.

Böyle bir bakış iç politikada prim yapabilir ancak somut verilere sahip olmadan herhangi bir ülkenin ‘doğrudan parmağı vardır’ şeklindeki bir yaklaşım Türkiye’yi uluslararası ilişkilerde köşeye sıkıştırıp zora sokan bir durumdur. Oysa mesenin çözümü siyasidir. Bu tür bir iç politika propagandası çözüm siyasetinin elini kolunu bağlar.

İstihbarat zafiyeti üzerinde durulması gereken bir konu değil midir devlet için?

Böylesine sonuçlar varsa doğrudur istihbarat da eksiktir, emniyet de eksiktir. Reina olayına bakın Kırgızistan-İstanbul-Konya ekseninde irtibatlara bakın. Sırtında dikkati çeken bir çantayla sokaklarda yürüyor ve Reina’ya kadar kontrol noktalarını aşarak gelebiliyor. Evet polisin, istihbaratın fedakâr çalışmaları çok önemli ama demek ki boşluklar ve yetersizlikler var. O militan o boşluğu görerek o eylemi yapabilmiş.

‘İçerden yardım almış olabilir mi’ sorusu da var kafalarda.

İçerden yardım aldığı kesin.

İçerden yardım derken neyi kastediyorsunuz? Mesela Rus Büyükelçi Karlov’u katleden polis memuru gibi Türkiye’deki kurumların içinde Reina olayına karışmış kimseler olabilir mi? Böyle sorular gliyor mu sizin aklınıza?

Bu soruların aklımıza gelmesi lazım. Hele Rus Büyükelçisi’ni öldürenin bir polis oluşu ve öldürme esnasında kullandığı El Nusra’yı çağrıştıran sloganlar dikkat çekici. Tabii ki Reina olayında da güvenlik kapılarının atlatılarak gelmesi, sokaklarda dikkat çeken bir çantayla gezebilmesi, hareketlerindeki rahatlık bize sorduğunuz sorunun üzerinde durulması gerektiğini söylüyor. Ama bu ancak uzmanların yapacağı detaylı tetkikle ortaya çıkabilecek bir mesele.

Bugüne kadarki bilgiler eylemi tek kişi olarak yaptığını gösteriyor. Ancak 2014’te şahsın Türkiye’ye gelişi, Suriye’ye geçişi, Suriye’den tekrar dönüşü, en son İstanbul-Konya arasındaki irtibatlar dikkate alındığında yardım edenler olduğu ortada. Ciddi bir sistem işliyor.

Bu bize IŞİD’in Türkiye içinde önemli boyutta uyuyan hücrelerinin olduğunu gösteriyor. Öncelikle bu konu üzerinde çok önemle durulmalı. Sınırlarımızın çok açık olduğu, başlangıçtaki evrelerde IŞİD militanlarının ya da diğerlerinin Türkiye’yi geçiş güzergâhı olarak kullandıkları dönemlerde burada örgütsel bir yapı kurduklarını biliyoruz. Bunu Adıyaman’da gördük, Gaziantep’te gördük. Yakalanan IŞİD’lilerin ifadeleri de ortada.

Ayca Uluhan

İstanbul doğumlu, eski turizmci, 3 yılı aşkın süredir internet yayıncılığı alanında çalışıyor. Vera'nın annesi